Savaşın Pompadaki Faturası: Ateşkes Cüzdana Henüz Yansımadı
Bir savaşın maliyetini ölçmenin birçok yolu var ancak Wyoming’de aracının deposunu dolduran bir sürücü için hesap oldukça basit: Şubat sonundan bu yana pompaya yansıyan fazladan yaklaşık 454 USD. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasındaki savaş, cepheden binlerce kilometre uzaktaki akaryakıt istasyonlarında faturayı kabartıyor. Üstelik bu fatura, ateşkese rağmen henüz kapanmış değil.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaş, daha önce çoğumuzun üzerinde fazla düşünmediği iki gerçeği görünür hale getirdi. Hürmüz Boğazı’nın küresel ticaretteki kritik rolünü ve Brent petrolün varil fiyatındaki bir sıçramanın cüzdanımıza ne kadar hızlı yansıdığını.
Şubat ayının son iş gününde 70 USD civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı, savaşın başlamasıyla kısa sürede 120 USD civarına tırmandı. Mutabakat imzalanana kadar geçen sürede ise fiyatlar, maruz kaldığımız her haber akışıyla belirsizlik içinde dalgalandı. Yukarı ve aşağı yönlü hareketlerini izlediğimiz petrol fiyatının ve sıkça duyduğumuz “artan enerji maliyetleri” ile başlayan cümlelerin tüketicilerin cüzdanına yansıması uzun sürmedi.
Savaşın taraflarından biri olan ABD’de aracının deposunu doldurmak için akaryakıt istasyonuna giden sürücüler de bu fiyat sıçramasını cüzdanlarında hissetti. Şubat 2026’da kurşunsuz benzinin ortalama galon fiyatı 3,06 USD iken Mayıs ayında 4,65 USD oldu. Fiyatlar, ateşkes etkisinin ardından geriledi ve şu sıralar 3,88 USD civarında.
Grafik 1. Kurşunsuz benzin ortalama galon fiyatı (USD)

Kaynak: U.S. Bureau of Labor Statistics, https://www.bls.gov
Diyebilirsiniz ki, ABD ile İran arasında mutabakat imzalandı ve fiyatlar nasılsa düşecek. Doğru, haklısınız, fiyatlar düşmeye başladı da. Ancak pompadaki fiyat, yükseldiği hızla inmez. Yani, fiyatlar roket gibi yükselir ama kuş tüy gibi iner.
Brown Üniversitesi, 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan savaş ile artan benzin ve dizel fiyatlarının tüketiciler üzerinde yarattığı ek külfeti bir izleme aracıyla takip ediyor. Mevcut fiyatlar ile “savaş yaşanmasaydı” senaryosu altında tahmin edilen fiyatları kullanarak ek maliyeti 67,5 milyar USD olarak hesaplamış. Sadece benzin tarafına bakıldığında ise ek maliyet kümülatif 36,88 milyar USD ve hanehalkı başına yaklaşık 282 USD. ABD Başkanı Trump’ın 2024 seçimlerinde oy oranının en yüksek olduğu eyalet olan Wyoming’te hanehalkı başına ek maliyetin 454,41 USD ile ortalamanın üzerinde olduğunu görüyoruz.
Şekil 1. Savaşın Pompadaki Ek Maliyeti (USD)

Kaynak: Brown University, https://iranwarcost.watson.brown.edu (Erişim Tarihi: 11.07.2026)
Yaz aylarında seyahat etmek isteyen ABD’liler, cüzdanlarından yakıta daha fazla pay ayırmaları gerecek gibi duruyor. Eğer hanehalkı gelirleri artmadıysa başka harcamalardan kısmaları gerekecek.
Savaş nedeniyle artan enerji maliyetleri sadece akaryakıt istasyonlarında tabelayı değiştirmedi. İkincil etkiler bağlamında market fiyatlarında ve diğer harcama gruplarında da hissedilmeye başladı.
Grafik 2. ABD Tüketici Fiyat Endeksi (Yıllık % Değişim)

Kaynak: U.S. Bureau of Labor Statistics, https://www.bls.gov
ABD’de enflasyon Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %4,2 arttı ve Nisan 2023’ten bu yana en yüksek düzeyine ulaştı. İkincil etkiler market raflarına da ulaştı. Meyve ve sebze, geçen yılın Mayıs ayına göre %6,1 daha pahalı.
Savaşın neden olduğu fiyat artışları ile yükselen yaşam maliyetinin Kasım 2026’daki ara seçimlerde oy davranışına etkisi tartışılırken Atlantik’in diğer yakasında ise NATO Ankara Zirvesi’nde yinelenen %5 savunma harcaması hedefinin, ülkelerin bütçe gerçekleri karşısında ne kadar uygulanabilir olduğu sorusu öne çıkıyor. Savaşın refah üzerindeki maliyeti pompadaki tabelada bu kadar görünürken, caydırıcılığa dayalı barışın maliyetinin etkisi henüz belirsiz. Savaşın faturası pompada anında kesiliyor ama caydırıcılığın faturası bütçelere on yıla yayılarak girecek. Peki seçmenler azalan refaha razı olacak mı?